22 Yıllık Aktif Futbol Kariyeri ve Tek Forma

tarafından
2
22 Yıllık Aktif Futbol Kariyeri ve Tek Forma

ADAM’SIN: TONY ALEXANDER ADAMS

Hagi’den dayak yedi, 2000 UEFA Finali’nde altıpastan golü kaçırdı. Spikerden “Bravo Adams Bravo!” sözleri aldı. Ama “Adam”lığı bundan değil. Tam adıyla Tony Alexander Adams, 10 Ekim 1966 tarihinde Londra’da doğdu. 1980 yılında Arsenal takımı alt yapısında defans oyuncusu olarak futbola başladı. 1983 yılında A takıma geçerek profesyonel oldu. 1985 yılında İngiltere U-21 takımı ile 5 maçta 1 gol, İngiltere B takımı ile 4 maçta 1 gol ve İngiltere A takımı ile 66 maça çıkıp 5 gol attı.

Bir metre 91 santimetre boyu ve sertliğiyle Arsenal takımında daha kariyerinin başından itibaren defansın değişmez ismi oldu. Arsenal’de 6 numaralı formayı giydi. 2000 yılında kariyeri UEFA finalinde bir Türk takımı Galatasaray ile kesişti. İkinci yarıda altıpas içinden golü kaçırdı. TRT Spikeri Levent Özçelik’ten de “Bravo Adams Bravo!” sözleri aldı. Daha sonra Hagi ile girdiği ikili diyalogda yerde kaldı. Hagi’nin kırmızı kart görmesine neden oldu.

Hagi (sağ) – Adams (sol) Photo: Phil Cole

Tony Adams, alkolle bir ara başı derde girse de tam tamına 22 yıl Arsenal’de oynadı. Ve başka hiçbir takıma transfer olmayarak, adeta Bosman’lara nazire yaptı. 22 yıllık aktif futbol kariyerinde 4 Lig şampiyonluğu, 3 FA Kupası şampiyonluğu, 2 Lig kupası şampiyonluğu, 1 Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğu ve 3 kez de FA Community Shields şampiyonluğu yaşadı. Kulübün taraftarları onu tüm zamanların en iyi oyuncularından biri olarak gösterdi. İngiliz futbolunun 100 efsane oyuncusu listesinde yer bulan Adams, futbolculuk kariyerinden sonra teknik direktör oldu.

2007 yılında futboldaki istikrarını, teknik direktörlükte sürdüremedi. Premier Ligi kulüplerinden Portsmouth’da önce asistan menajerlik daha sonra da teknik direktörlük yaptı. 2009 yılında ise kulüpten kovuldu. Hatta kovulmadan önce şu cümleyi söylemişti. “Premier Lig’de çalışmak zor ve oldukça kanlı bir iş. Kurtlar önce Roy Keane’nin kapısındaydı. Dün Paul İnce’in kapısına geldiler. Kim bilir belki yarın da burada olurlar